Meslek hayatımda başımdan geçen 5 tuhaf olay.

Bu hikayeleri daha evvel paylaşmıştım bazı mecralarda burada yeniden derliyorum.

1. Görünmez Platin

O sıralar henüz özel Alman hastanesinde çalışıyorum. Hastanın biri geldi lomber iki yönlü istenmiş. Çektim filmi bastım hastaya verip yolladım.
Bir süre sonra hasta geri geldi. ''Filmi yanlış çekmişsin doktor dedi tekrar çekin.'' dedi.
Tekrar çektim lomber ekstradan torakal filmleri  verdim yolladım.
Bir süre sonra doktor aradı. ''Ya iki kez gönderdim hastayı, başka hastanın filmini gönderiyon. ''
Dedim hocam gelin birlikte çekelim.
Doktor hasta ile geldi çektim filmi, doktor baktı hayretle şaşkına döndü.
Dedi '' Ya ben bu adamı ameliyat ettim, platin taktım beline nerede bu platin?''
 '' Hocam düşmüş olmasın sakın'' (bunu hangi kafayla söylediğimi bilemiyorum.)
Doktor dedi '' Ya bu nasıl düşüyor ? böbrek taşı mı düşsün? çocuk mu ki düşsün?
Dedim valla başka açıklama getiremem.
Ben doktor ve hasta birbirimize şaşkın şaşkın baktık. doktor ve hasta gittiler.
İşin iç yüzü açıklığa kavuşamadan hastane iflas edip kapandı. Halen merak konusu.

2. Kayıp Damar

İlk atandığım yer Çaldıran Devlet Hastanesi
Röntgene gelen hasta yok, sıkıldım acil servise gittim .
Arkadaşlar bir bebeğe damar yolu açmaya çalışıyor ama zorlanıyorlar. Bebeğin babası sitem ediyor. '' de hadi sorun nedir sabahtan çocukla uğraşıyorsunuz.''
Hemşire arkadaşlar '' Abi bebeğin damarı kayıp göremiyoruz, bulmak kolay değil.''
Adam hemen sinirlendi, hemen adamın yanında bulunuyorum, bana döndü ve başhekimin odasını sordu, dedim '' Amca hayırdır ne oldu? Diyo ki  ''şikayet edicem sizi çocuğumun damarını kaybettiniz, eğer bulamazsanız dava açarım.'' o an bir güldüm adam daha da kızdı, durumu izah ettik de şikayetten vazgeçti. Şikayet etseydi daha komik şeyler yaşanabilirdi gerçi ama mesele orada kapandı.

3.''Burası Acil Değildir'' Tabelası

 Yer serik devlet hastanesi:
Ben ve diğer nöbetçi arkadaşlarım teknisyen odasında pencere kenarında oturuyoruz.
Aniden pencereye adamın biri yaklaştı. ''Burası acil değil mi?''
şaşırdık '' Abi acil değil burası görüyorsun kapı yok.''
Adam kızıp bağırdı '' Neden buraya acil değildir diye tabela koymazsınız. Böyle hastanenin kem küm vıdıdı'' bağıra çağıra küfredip gitti. Biz şok biz iptal durumda. Adamı acilde yakalarım da güvenliğe teslim ederim diye acile gittim. Bi baktım adamı zaten zaptetmişler ,acilde de olay çıkarmış. İlginçti.

4. 1111

Serik devlet hastanesinde röntgendeyim.
Hastaları sıra numaralarıyla alıyorum. Adamın biri zırpt pırt içeri dalıyor ''beni al, al beni,beni al''
Sırası gelmeden filmini çekip gitmek istiyor. Doğal olarak hep aynı şeyi söylüyorum ''Lütfen sıranızı bekleyin,beni de meşgul etmeyin,işimi yapmama engel oluyorsunuz''.
Adama sıra öğlen arasında geldi filmini çektim yolladım , hasta bittiği için ben de röntgenden çıkarken hemen bekleme salonunda adam oturmuş doktor öğlen arasına çıktığı için doktora görünememiş . Bana diyor '' Bu senin yanına kalmayacak göreceksin gününü'' .
Ben de dedim ''tehdit mi ediyorsun beni, şimdi görürsün bakalım.'' hemen salondaki bankodan 1111 Beyaz kodu tuşladım çağrıyı başlatttım. bir dakika olmadan polis güvenlik gelir diye bekliyorum, bekledim bekledim 3 dakika 5 dakika boyunca gelen yok. Tehdit eden adamla göz göze şimşekler çaktırıyoruz , sert bakışlar , nefret, intikam tavan yapmış ama aynı zamanda merak da tavan. Adam kim gelecek diye bekliyor bende ulan kimse gelmeyecek mi diye bekliyorum.
Kavga çıkmadan odama girdim güvenliği aradım Beyaz kod çağrısı gelmedi diyorlar. odamdan çıktım adam kaçmış.o sırada güvenlik geldi. sonra öğrendik ki acil durum çağrı sistemi bozukmuş...

5. Nefesi ensemde

Hasta bir ablaya Akciğer PA çekiyorum:
''Göğsünü daya ,kollarını aç,sarıl,çeneni kaldır ,TAMAM.''
Pozisyonu verip kumanda odasına geçtim Şutlicam '' Derin bir nefes al'' dediğim an ensemde bir nefes alışı hissettim, bi döndüm, töbe bismillah.
Meğer ben TAMAM diyince hasta adım adım peşimden gelmiş.